ÇOMÜ’DE ilk kök hücre üretildi

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektör Yardımcısı ve ÇOMÜDAM Müdürü Prof. Dr. Metehan Uzun, ÇOMÜDAM’ın deney hayvanlarını yetiştirmek üzere kurulan ve ileriye dönük, popüler ve bilimsel çalışmalar yapma düşüncesiyle oluşturulan merkez olduğunu söyledi. Bu bağlamda önem verdikleri laboratuvarlardan birinin de kök hücre laboratuvarı olduğunu ifade eden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Uzun, projeler oluşturarak buraya önemli miktarda yatırım yaptıklarına dikkat çekti.

Merkezin Müdür Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Yavuz Emre Arslan’ın kök hücre alanında deneyimli bir araştırmacı olduğunu anlatan Prof. Dr. Metehan Uzun, “ÇOMÜ’deki ilk kök hücre üretimini bu hafta içinde başardı. Kendisini tebrik ediyorum. Laboratuvarımıza yapmış olduğumuz bu yatırımın bilimsel olarak güzel bir netice ile sonuçlanmasının mutluluğunu yaşıyorum. Bu çalışmaların ardından ÇOMÜ’nün, bilim camiasında adından daha fazla söz edilen bir üniversite durumuna geleceğinden kuşkumuz yok. Bu gelişme dileriz hastalıkların tedavisine açılan bir kapı olur. İnsanların kök hücre tedavileri Çanakkale’de ve ÇOMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yapılabilir hale gelir. Bu bir aşama ve uzun bir süreç. Fakat başlangıç aşaması önemliydi, biz bunu başlatmış olduk. Hem ÇOMÜ’ye hem Çanakkale’ye hayırlı olsun” dedi.

“AMAÇ GELECEKTE ORGAN NAKİLLERİNİ SONA ERDİRMEK”

ÇOMÜDAM Müdür Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Yavuz Emre Arslan da konuyla ilgili yaptığı açıklamada, kök hücre laboratuvarının, Bilimsel Araştırmalar Projesi (BAP) destekli kurulan laboratuvarlardan birisi olduğunu, cihaz altyapısını tamamladıktan sonra tıp fakültesi hastanesinde yatan bir hastadan formların imzalatılması karşılığında bir yağ dokusu temin ederek çalışmalara başladıklarını söyledi. Arslan, şöyle devam etti:

“Yağ dokusu laboratuvara getirildi ve kök hücreler izole edildi. Bu kök hücreler laboratuvar ortamında belli pasajlara kadar çoğaldıktan sonra insan kök hücreleri kemik hücresine, kıkırdak hücresine ve yağ hücresine farklılaştırılarak çeşitli işlemlerden geçmek üzere İstanbul’a gönderildi. Bu çalışmalarla birlikte elimizde şu an bir insan kök hücre hattı var. Biliyoruz ki günümüzde kişiye özgü tedavi yaklaşımları popüler olmaya başladı. Bu alanda en önemli tedaviler rejeneratif tıp başlığı altında yapılmakta. Bunun da amacı yakın gelecekte organ nakillerini sona erdirmek. Laboratuvar ortamlarında biyo-yapay organlarının geliştirilmesi ile birlikte ileriki zamanlarda belki de karaciğer, böbrek gibi organların inşası geliştirilebilecek. Üç boyutlu yazıcılarla bunların alt yapısı oluşturulmaya başlandı. Çalışmaların hücre ile ilgili kısmında ise insanın kendi kök hücresi laboratuvar ortamında farklılaştırılarak bu malzemeler üzerinde etkileştirilecek. Sonuçta biyo-yapay organ insana nakledildiği zaman bir tepkinin oluşmasının önüne geçilecek. Günümüzde organ nakillerini sona erdirmek için bu şekilde çalışmalar yapılmaktadır. Biz de ÇOMÜ olarak özellikle kök hücre davranışlarının incelenmesi, biyo-yapay organların en azından temel taşlarını oluşturabilecek malzemelerin geliştirilmesi ile ilgili çalışmalara devam etmekteyiz.”




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir