İkinci baharda sağlıklı beslenmenin formülü

Yrd. Doç. Dr. Adnan Çoban
YENİ YÜZYIL GAZETESİ

YAŞLILIKTA yanlış beslenme, hastalıkların görülme sıklığının artma sebeplerinden birisini oluşturuyor. 65 yaş ve üzerinde görülen şişmanlık, diyabet, osteoporoz, felç, kalp-damar hastalıkları, iskelet ve kas sistemi hastalıklarında yetersiz ve dengesiz beslenme önemli bir risk faktörü.Besinlerin önerilen tüketim miktarları yaş, cinsiyet, fiziksel hareketlilik durumuna göre kişiye özgü olarak değişir. Öğün sayısı artırılmalı, az ve sık yemek yenilmelidir. Sabah kahvaltısı mutlaka yapılmalı, öğün atlamamaya dikkat edilmelidir. İdeal vücut ağırlığı korunmalı, besinler yoluyla alınan enerji ile harcanan enerji arasındaki denge sağlanmalıdır. Yağlı besinler sınırlı tüketilmeli, kırmızı et yerine tavuk, hindi eti tercih edilmelidir.

Yaşa uygun beslenmeli

Omega 3 yağ asitleri bakımından zengin balık türlerini de dikkate alarak haftada en az 2-3 kez balık tüketilmelidir. Hayvansal kaynaklı yağ tüketimi azaltılmalı, bitkisel kaynaklı sıvı yağlar tercih edilmelidir. Az yağlı veya yağsız süt ve yoğurt da beslenmeye dahil edilmelidir. Kan şekerini hemen yükselten şeker, şekerli ve hamurlu besinler yerine sütlü muhallebi, sütlaç gibi tatlılar tercih edilmelidir. Her gün 5-7 porsiyon sebze ve meyve tüketilmeli, haftada 2-3 kez kuru baklagil yemeği de sofradan eksik olmamalıdır. Kızarmış besinlerden uzak durulmalı, sağlık açısından daha uygun olan haşlama, ızgara ve fırında pişirme yöntemleri tercih edilmelidir. Yaşa uygun olarak fiziksel aktivitelerde bulunulmalı, her gün en az yarım saatlik yürüyüşler yapmaya özen gösterilmelidir. Günlük sıvı tüketimine dikkat edilmeli, 8-10 su bardağı sıvı tüketilmelidir.

Omega 3 zengini balıklar

OMEGA 3’ten zengin balıklar arasında ton balığı, somon, uskumru, ringa, alabalık ve sardunya yer alır. Balık yağı hapları da, balık tüketiminin yerine geçer. Omega 3 yağ asitlerini bol içeren diğer besinler ise keten tohumu, ceviz ve koyu yeşil yapraklı sebzelerdir.

Dengeli beslenme önerileri

SÜT GRUBU: Süt ,Peynir, Yoğurt

ET GRUBU: Et, Tavuk, Hindi, Yumurta

KURU BAKLAGİLLER:Fasulye, Bezelye, Mercimek, Börülce, Bakla, Nohut ve diğer kuru baklagiller

SEBZE VE MEYVELER :Lahana, Marul,  Ispanak,  Brokoli ,Elma, Muz, Portakal ve diğer mevsim sebze ve meyveleri

Hamilelikte patates az tüketilmeli

DÜNYANIN en eski sağlık yayınlarından British Medical Journal, 21 bin hamilenin gözlemlerine dayandırdığı araştırmasında, kadınların hamilelik dönemlerinde patates veya cipsi sık tüketmelerinin hamilelik diyabeti riskini artırdığını yazdı.

Bu etkinin patateste bulunan nişastanın kan şekerini ani şekilde yükseltmesinden kaynaklandığı düşünülüyor. Karbonhidrat içeren gıdalar kan şekerini etkiliyor. Glisemik indeks değeri yüksek olan gıdaların şekeri kana hızlıca karışıyor. Glisemik indeks değeri düşük olan gıdaların şekeri ise daha yavaş ve dengeli bir şekilde kana geçiyor. Söz konusu araştırma, şeker hastalığı ile mücadeleye yardımcı olması için glisemik indeks değeri düşük olan gıdaların tüketilmesini tavsiye ediyor.

Doğumdan sonra geçiyor

Hamilelik vücutta ekstra ihtiyaçlar oluşmasına sebep oluyor. Bu sebeple gebelik döneminde bazı kadınlarda diyabet gelişebiliyor. Gebelik diyabeti olarak adlandırılan bu durum, çoğu kadında doğumdan sonra kendiliğinden geçiyor, ancak anne ve bebek için uzun dönemli sağlık risklerine de yol açabiliyor. Neden bazı kadınların gebelik diyabetine daha yatkın olduğu sorusunun cevabını bulmayı amaçlıyan araştırmanın bulguları şöyle:

– Hamilelik döneminde 2-4 porsiyon (100 g) haşlanmış, lapa, fırınlanmış patates veya cips yiyenlerde diyabet oluşma riski yüzde 27 oranında artıyor.

– 5 porsiyondan daha çok tüketenlerde risk yüzde 50’ye yükseliyor. – Patates yerine haftada 2 defa sebze veya bakliyat tüketilirse risk yüzde 9-12 azalıyor.


Etiket


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir