Akademisyenler için iki farklı hukuki görüş

 Eski YÖK Başkanı Erdoğan Teziç, YÖK’ün üniversitelerin düşünce alanındaki açıklamalarına müdahale edemeyeceğini belirterek “Doğrudan soruşturma açma yetkisi yoktur. Belki talimat gönderebilir. Bugün yapılan odur maalesef” dedi. Teziç, bir soruşturma sürecinin başlatılmak istenmesi üniversitelerin varlığını gölgeleyen, tehdit eden, kıskaç altına almak isteyen bir eğilimi yansıttığını söyledi. Teziç, “Ben YÖK Başkanı iken kurumda en çok bizi eleştirilenlerden birisi şimdiki Başkan Yekta Saraç’tı. Biz onun görüşlerinden çok yararlandık ama bir sınırlama getirmedik” diye konuştu. Akademisyenler Birliği Derneği Genel Başkanı Şükrü Koç da Teziç’in tam aksi görüşleri savundu. Koç, “Üniversite’de neyin suç neyin suç olmadığına dair disiplin yönetmeliğimiz var” dedi. Üniversitelerin buna benzer konularda soruşturma yapmamayı tercih ettiğini anlatan Koç, şunları söyledi: “Bu cezalar tamamen üniversitenin soruşturmaya bakış açısına bağlı. Ceza muhakkak çıkar. Birçok üniversitede soruşturma yapılacak, her biri farklı ceza verebilir.”

‘Bölücü eylemlerde bulunmak ve desteklemek…’

YÜKSEKÖĞRETİM Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanları ve Memurları Disiplin Yönetmeliği’nde “Kamu Görevinden Çıkarma” başlıklı 11’inci maddesinin ilgili fıkraları şöyle: “a- İdeolojik, siyasi, yıkıcı, bölücü amaçlarla eylemlerde bulunmak veya bu eylemleri desteklemek suretiyle kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak; boykot, işgal, engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak ya da bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek, yardımda bulunmak, b- Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları iş yerine veya iş yerindeki eşya üzerine yazmak, resmetmek ve asmak, teşhir etmek veya sözlü ideolojik propaganda yapmak…”

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir