Obama’nın beceriksiz ‘mihveri…’

BAŞYAZI/ THE WASHINGTON TIMES (6.12.2015)

Çin’in gerek yüzölçümü gerekse insan nüfusuyla mamut misali cüssesi onu ağırlaştırıyor. Çin’in tükürüğünde yüzenler, beklendiği gibi Clinton’ın yürüttüğü Obama’nın mihver taahhüdüne, Çin’le günden güne gelişen ticaret bağları ve Pekin’in büyüyen donanmasına yukardan bakmalarından ötürü şüpheyle yaklaşıyor. Bu yüzdendir ki, Amerikan büyükelçisinin geçen hafta Bangkok’ta yaptığı açıklama tam bir fiyaskoydu: “Çok vakit harcamıyorum, hatta hiç vakit ayırmıyorum ve Washington’a ‘Tayland’ı işte böyle geri alacağız’ diye söyledim” dedi. ABD Büyükelçisi Glyn T. Davies. “Tayland’ı kaybetmiş değiliz. Bana göre Tayland’ın Çin’le iyi ilişkiler içerisinde olması iyi birşey.” Foggy Bottom’ın debdebeli işlerinde yükselen kariyerli bir diplomat Davies, daha politik bir dil kullanabilirdi. Muhtemelen böyle alıntılanmak gibi bir niyeti yoktu. Washington ile Bangkok arasındaki ilişkiler, Mayıs 2014’teki hükümet darbesinden bu yana bozuldu. Ülkenin askeri darbeler tarihinde bir halka olan bu darbe, son on yılda ikinci oldu. Sonrasında cuntanın koyduğu ve Çin tarafından teşvik edilen yasaklamalar, ABD-Tayland ilişkilerini gerdi. Birkaç insan hakları sürgününü Pekin’e geri yollayıp ve ortak askeri tatbikat düzenlemek gibi jestlerle Çin’e teşekkür etti.

HASSAS BİR ÇİÇEK GİBİ

Davies, Tayların hassas bir çiçek gibi görüp toz kondurmadıkları Tayland Kralı Bhumibol Adulyadej’e “hakaret”e uzun hapis cezaları öngören kanunlara karşı Amerikalıların muhalefetini ifade etti. Halkın teveccühünü tımar etmek ve sağlıksız ve pek sevilmeyen taht adayı prens oğlu yüzünden birleştirici rolü tehlikeye düşen 87 yaşındaki krala hürmetini göstermek için, cunta bugüne kadar yapmadığını bırakmadı. Siam’ın kendi halinde durgun bir göl olduğu kolonyal dönem boyunca, Taylar Güneydoğu Asya’da bağımsız kalan tek ülke olmak için Britanya’ya karşı Fransa’ya oynadılar. Sonraki dönemde, Woodrow Wilson’ın Presbiteryen misyoner ailesiyle sahip olduğu güçlü şahsi bağlar sayesinde Tayland, II. Dünya Savaşı boyunca iki tarafa da erişim sağlayabilmişti.

PEKİN İLE YAKIN FLÖRT

Bangkok’un Çin’le flörtü, bağımsızlığını muhafaza etmek amacıyla iki tarafa da oynanmasına dayalı eski bir oyunun 21. Yüzyıl versiyonu olarak görülebilir. Ancak bunu yapmak şimdi zor, çünkü Tayland Güneydoğu Asya’nın en güçlü ekonomilerinden biri haline geldi. Şimdi, Washington’daki hükümetin geleneksel lokal milliyetçilikleri ve seyrüsefer özgürlüğünü destekleme rolündeki yetersizliğiyle ve “perde arkasından liderlik etmeye” kararlı hükümetle herşey çok daha zahmetli. Bu yüzden, Obama yönetimi taahhüt ettiği mihveri gerçekleştirmeye çalışırken sendeliyor.

Barack Obma’nın etkisiz Asya stratejisi karikatürlerin en gözde konularından biri.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir