Ortadoğu’da 2015’in kazananı: ABD silah ihracatçıları

2015’te Amerika Birleşik Devletleri’nden dünyaya yapılan silah satışlarının ortalama tahmini 46,6 milyar ABD doları. Bu satışın büyük bölümü şu anda dört savaşın eşzamanlı olarak sürmekte olduğu ve askeri harcamaların tüm zamanların en yüksek düzeyinde bulunduğu Ortadoğu’ya. Birçok iniş çıkışları olan 2015 yılında bölgesel savaş alanında ne kazanan ne de kaybeden oldu. Geçen Temmuz ayında, İran ve Batı nükleer program konusunda anlaşmaya varınca İran anlaşmasının gerçekleşmeyeceği yolunda bahse girenler de hayal kırıklığına uğradılar. Ama 2015 yılı boyunca, Irak Şam İslam Devleti’nin büyümesi ve İran görüşmeleri arasında sürekli kazanan, bölgesel huzursuzluktan beslenen ve Ortadoğu’ya daha fazla silah ve savunma sistemleri satan ABD silah ihracatçıları oldu.

Amerika’nın rolünü tanımlamak

ABD’nin 2015’deki küresel silah satışları gelirinin kesin rakamını 46,6 milyar dolar olarak kabul edersek, bu 2014 yılındaki 12,4 milyar dolar ve 2013 yılındaki 18,8 milyar dolara göre önemli bir artış demektir. Silah satışlarındaki bu büyük artış ABD’nin Ortadoğu siyasetindeki değişiklikten ayrı olarak düşünülemez. Aksine, 2015’deki iki en önemli olay, Irak Şam İslam Devleti’ne karşı savaş ve İran’la anlaşma, Washington’un bölgedeki bir koruyucu olarak algılanan rolünü, ilgisiz bir izleyici olarak değiştirmiştir. Hem Irak Şam İslam Devleti ile savaşta hem de İran’la yapılan anlaşma konusunda bölgedeki şüphelere güven verme konusunda, bu iki önemli görevde, Obama yönetimi, müttefiklerini rahatlatmak için aktif katılımlı diplomasi yerine, askeri satışları kullanmayı seçti.

Irak Şam İslam Devleti olayına gelince, Irak hükümetinin bu yıl sırada 7,3 milyar dolarlık bir alımla, bugün bölgedeki en büyük silah alıcısı olduğu gerçeği bu yeni dinamik konusunda pek çok şey söylemektedir. Bağdat’ın inişli çıkışlı savunma pazarı da ABD’nin 2011’de Irak’tan çekilerek, savaş görevlerinden kaçınıp Irak Şam İslam Devleti’ne karşı kara savaşını Irak birliklerine havale etmesine karşı bir cevaptır. Irak Şam İslam Devleti’ne karşı savaş 17 bölgesel ortağı da kapsamaktadır ve bunun sonucunda bu ülkelerin askeri kapasiteleri ve hava kuvvetleri güçlendirilmektedir. İran konusunda, Obama yönetimi, Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyindeki müttefiklerine yeni sınır ve karasuları ve İran’a karşı caydırıcılık konularında güven vermek için geçen Mayıs ayında Camp David zirvesinde askeri satışlar kartını oynamaya karar verdi. Bu, Körfez Arap ülkelerine daha fazla F–15 ve füze kalkanı satışları olarak sonuçlandı.

Irak Şam İslam Devleti ile mücadele için ya da müttefiklerine İran konusunda güven vermek için olsun, Obama yönetimi silah satışları konusunda ağır basmakta, bölgede pek az diplomasiye yer vermekte, bölgede (giderek) daha az görünmektedir. Washington, İran ile Körfez ülkeleri arasındaki gerilimi yumuşatmaktan ya da Libya, Yemen ve Suriye’deki çatışmaların yörüngesini değiştirmek için ağırlığını kullanmaktan vazgeçmiş görünüyor.

ABD silah ithalatçıları, petrol fiyatlarındaki düşüş ve yavaş ekonomik büyüme nedeniyle, bölgedeki satışlarının düşeceği konusunda endişe işaretleri veriyorlarsa da çatışma göstergeleri ve yeni tehditler silah alımı konusundaki yüksek talebin devam edeceğini öngörmektedir.

Kaynağı ister Suriye, ister Libya, ister Yemen veya Irak, Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi üyeleri ve Sina yarımadasında Irak Şam İslam Devleti tehdidi ya da İran adına hareket eden aktif örgütler olsun, bu çatışmaların, 2016’da kalıcı olarak sona ereceği konusunda bir işaret yoktur. Çoğu göstergeler, gelecek yıl için bunun aksini işaret etmekte ve Rusya ile ABD’nin Irak, Mısır ve Körfez ülkelerindeki savunma silahları pazarını tamamen ele geçirmek için rekabet içinde olacaklarını öngörmektedir. Suriye, Libya ve Yemen’de milis güçlerinin artması savaşın uzayacağını ve bunu değişik yerlere sevkedilen silahların izleyeceğini göstermektedir. Bu devletler düzeyinde, Irak Şam İslam Devleti tehdidi ve iç muhalefet ya da istikrarsızlık unsurları olarak algınan şeylere karşı devletin askeri kurumlarını güçlendirmek konusunda artan bir eğilim vardır. Ordunun rolünün son üç yılda çok arttığı Mısır ve Lübnan’da bu oyun sonuna kadar oynanmıştır. Amerika Birleşik Devletleri’nin bölgedeki rolü konusundaki belirsizlik ve açık olmama durumu ve Washington’ın Ortadoğu’daki varlığını sürdürmeye kararlı olduğu konusunda duyulan güven azaldıkça, bu, askerileşme akınını beslemektedir.

2015, çatışma bölgeleri açısından Ortadoğu’nun manzarasının yıllardan beri en kötü ama küresel silah ihracatçıları için ideal olduğu yıldır. Irak Şam İslam Devleti tehdidi ufukta bir heyula gibi belirmişken ve bölgesel proksi savaşları kızışırken Washington’ın savaş çağrılarına şimdiye kadar görülmemiş miktarda ABD yapımı silah ve savaş jetleri bir kara mizah gibi eşlik edecektir.


Etiket


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir