Yepyeni bir demokrat tipi Silikon Vadisi

Gregory Ferenstein Daily Beast (31 Aralık 2015)

SILIKON Vadisi, Amerika’nın en kudretli lobilerinden biri, ancak, görülmemiş sadakatleriyle siyaset sınıfını şaşkına çeviriyor.

Teknoloji şirketlerinin CEO’ları, Demokratların en büyük hayranları arasında yer alıyor. 2012 başkanlık seçiminde ülkedeki en büyük teknoloji şirketlerinin çalışanlarının yaptığı bağışların yüzde 83’ü Obama’ya gitmişti. Teknoloji seçkinleri arasında, yatırımcıların ve sıfırdan şirket kuran isimlerin 2008’den beri yaptıkları siyasal bağışların yüzde 64’ü ise liberal aday ve davalara gitti. Ancak herhalde istatistiklerin en acımasızı şu olsa gerek: Sıfırdan teknoloji şirketi kuranların yalnızca yüzde 3’ü Cumhuriyetçi.

Geçen yıl Daily Beast adına konuştuğum PayPal kurucusu milyarder, ünlü liberteryen Peter Thiel, “Silikon Vadisi’nin çoğu, yöneticilerin çoğu Demokrat eğilimlidir” demişti. Ne var ki bu isimleri diğer liberallerle aynı kefede toplamak pek kolay değil. Teknoloji titanları, kalifiye göçmenlerden serbest ticarete kadar birçok konuda sendikaların baş düşmanı.

Serbest piyasa aşkı Silikon Vadisi’nin liberteryenizmin yuvası olarak görülmesinin nedeni, düzenlemesiz serbest piyasa kapitalizmine duydukları aşk. Ünlü liberteryen Rand Paul, San Francisco’da bağış kampanyası yürütürken kültür eleştirmeni Susie Cagle şunu yazmıştı: “Rand Paul tam da San Francisco’nun ihtiyaç duyduğu isim: Düzenlemesiz piyasa idealizminin ete kemiğe bürünmüş hali.”

Ancak siyasal bir strateji olarak bu klişeyi istismara kalkışan siyasetçiler pek umduklarını bulamıyorlar. Paul’un San Francisco’ya alayıvala ile yaptığı ziyaret çok kısır geçti.

Paul’un bağış kampanyasına gelen topluluk, Bernie Sanders ve Hillary Clinton topladığı kalabalıkla karşılaştırılamayacak kadar küçüktü.

Ayrıca Paul, San Francisco’daki konuşmasına da diğer yerlerde genellikle liberteryenlerden alkış alan bir cümleyle başlayınca ters tepti. Paul “Kim beni-yalnız-bırak koalisyonunun parçası?” diye haykırıp alkış tufanı beklediğinde dinleyiciler arasında sadece üç kişi ellerini çırptı. Manzara o denli kötüydü ki Paul bir şakayla durumu kurtarmak istedi:

“Bu kadar da değil ha!” Bu tuhaf inanç karışımını anlayabilmek adına teknoloji seçkinleri arasında ilk sistematik siyasal anketi yaptım. Teknoloji şirketlerini kuran sayısız isim arasından rastgele seçtiğim kişilerin cevaplarından çıkan sonuç şu: Silikon Vadisi ideolojisi aslında liberteryenizmin göbeğinde yer alan bireyciliği ve kuvvetsiz hükümeti reddediyor.

Vaka temelli bakacak olursak, kendi şirketlerini kuran bu isimlerin ezici çoğunluğu, Keystone XL boru hattına karşı çıkarken, bireysel bir sağlık sigortası sistemini destekliyor. İşin temelinde ise teknoloji seçkinleri aslında liberteryenden ziyade komüniteryen: Bu isimlerin yüzde 60’ına göre, yiyecek seçimi dâhil olmak üzere bir vatandaşın verdiği neredeyse her karar, hükümet müdahalesini gerektirecek derecede toplumu etkiliyor (Bu rakam liberteryenler arasında sadece yüzde 20).

Anketime katılanlardan biri olan Choozle’nin kurucusu Andrew Fischer, “Herkesin birbirine bağımlı olduğu bir toplumuz. Birinin obez ya da diyabet olması sağlık sigortası için ödediğim miktarı etkiliyor” diyor. Serbest piyasa kapitalizmi aşkının daima bireycilikle evli olduğu varsayımına şartlanmışız. Hâlbuki Silikon Vadisi ve sayıları her geçen gün artan bir liberal şehirli “yaratıcı sınıf” aynı anda hem fazlasıyla kapitalizm yanlısı hem de kamucu politikaları destekliyor.

Yatırımcı devlet modeli

Bu kişiler hükümeti yatırımcı olarak görüyor: Eğitimi, bilimsel araştırmayı ve girişimciliği fonlayan bir yatırımcı. Devlet, vatandaşlarını kapitalizmin kaprislerinden korumak yerine, ya inovasyonu hızlandırmak için endüstriye doğrudan yatırım yapar ya da kamu birimlerinin de tıpkı özel sektör gibi işlemesini sağlar. Buradan bakınca, seçkinlerin, genellikle velilerin yönlendirdiği, sendikasız ve deneysel bir yeni kurulmuş şirket gibi işletilen “charter” kamu okullarını neden sevdiği anlaşılıyor. Kamu taşımacılığının yerine bireylerin kendi çözümlerini ürettiği bir sistemi koyan Uber ve Lyft gibi şirketler için de aynı şey geçerli.

Başka bir deyişle, Silikon Vadisi, ister girişimci, ister müdür isterse de taksi şoförü olsun vatandaşların toplumsal yaralara merhem olduğuna inanıyor. Peki Silikon Vadisi 2016 seçimlerinde kimi destekleyecek?

Bu ay daha küçük çaplı olsa da internet şirketi kurucuları arasında bir anket daha yaptım. Cumhuriyetçilere destek neredeyse yok gibi. Trump’u destekleyenlerin oranı yüzde sıfır. Rubio ve Cruz’a destek yüzde 8’le eşit. Hillary Clinton yüzde 51’le ilk sırada. İkinci ise yüzde 26 ile sosyalist Demokrat Bernie Sanders.

Hayır, Silikon Vadisi öyle düşünüldüğü gibi bir liberteryen yuvası değil. Orada yeni bir Demokrat türü yükselişte.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir